ABD'li Senatör Chris Murphy'den gelen şok iddia, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkileri yeniden gündeme getirdi. Murphy, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının eski ABD Başkanı Donald Trump'ın onayıyla gerçekleşmiş olabileceğini öne sürdü. Bu iddia, siyasi arenada büyük yankı uyandırdı.
İddianın Kaynağı: Senatör Chris Murphy'nin Açıklamaları
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına Batı'nın gösterdiği tepkinin yetersiz kalması, zaten bir süredir tartışma konusuydu. Washington merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nün (MEI) Türkiye Programı Direktörü Gönül Tol'un Senatör Chris Murphy ile yaptığı görüşme, bu iddiaları daha da alevlendirdi. Murphy, Trump'ın otoriter rejimlere olan yakınlığını ve demokratik normlara karşı tutumunu vurgulayarak, İmamoğlu'nun tutuklanmasının Trump'ın onayıyla gerçekleşmiş olabileceğini belirtti.
Murphy'nin açıklamaları şu şekildeydi:
"Türkiye'de sadece son birkaç hafta içinde muhalefete yönelik büyük bir baskı gördük. Türkiye hızla ve tamamen demokratik normlardan uzaklaşıyor. Muhalefet liderinin hapse atılması kararının, Donald Trump ile yapılan bir telefon görüşmesinden hemen sonra alınması tesadüf değil; muhtemelen Trump tarafından onaylandı ve yeşil ışık yakıldı."
Bu sözler, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir krize yol açabilecek nitelikte.
Washington-Ankara Hattında Neler Yaşandı?
İmamoğlu'nun tutuklanması öncesinde Washington-Ankara hattında yaşanan gelişmeler de merak konusu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dönemin ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi, bu iddiaların odağında yer alıyor. 16 Mart'ta yapılan görüşmede ikili ilişkiler, bölgesel ve küresel konuların ele alındığı belirtilmişti. Ancak, görüşmenin içeriğine dair detaylı bir açıklama yapılmaması, spekülasyonlara neden oldu.
Senatör Murphy, Trump'ın bu tür otoriter rejimlere dolaylı destek vermesinin, sadece ABD'nin küresel demokratik liderliğini zedelemekle kalmadığını, aynı zamanda baskıcı yönetimlerin elini güçlendirdiğini ifade etti. Bu durum, ABD'nin dış politikası ve demokrasi anlayışı açısından da önemli bir tartışma yaratıyor.
İddiaların Olası Sonuçları
Senatör Chris Murphy'nin bu çarpıcı iddiası, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. İddiaların doğruluğu kanıtlanmasa bile, yaratacağı siyasi etki büyük olacaktır. Özellikle, Türkiye'deki muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, bu iddiaların üzerine giderek konunun aydınlatılmasını talep edecektir. Öte yandan, ABD'deki bazı çevrelerin de Türkiye'ye yönelik eleştirileri artabilir. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir.
Sonuç olarak, bu iddia, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olabilir. İddiaların ne kadar doğru olduğu ve tarafların bu duruma nasıl bir tepki vereceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacaktır.