06 Nisan 2025 Pazar

Özgür Özel'in Boykot Çağrısına Volkswagen'den Yanıt!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Volkswagen ve bünyesindeki markalara yönelik boykot çağrısına Alman otomobil devi Volkswagen'den yanıt geldi. Şirket, Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve mevcut siyasi ortamda tüm halkın menfaatlerinin dikkate alınacağını umduğunu belirtti. Ancak, Doğuş Grubu ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Bu durum, boykotun etkileri ve şirketin Türkiye stratejisi hakkında soru işaretleri yarattı.

Volkswagen'den Boykot Açıklaması

Volkswagen yetkilileri, Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in sorularını yanıtlarken, Türkiye'deki dağıtımcıları olan Doğuş Grubu ile herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığına dair net bir yanıt vermedi. Şirket yetkilileri, "Türkiye Cumhuriyeti'ndeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut gergin siyasi ortamda tüm halkın meşru menfaatlerinin dikkate alınacağını umuyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı.

Muhabir Yücel'in, "Boykot, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına bir tepkidir. Bir Alman şirketi olarak başka bir ülkedeki siyasi olayları yorumlamak istemeyeceğinizi tahmin ederim. Ama hukuk güvenliği ticaret ve yatırım için de önemlidir. Sizce, hukukun üstünlüğü ilkesi Türkiye'de ne halde?" sorusuna ise şu yanıtı verdiler:

Yargının bağımsızlığı, ekonomik planlama güvenliğinin ve başarılı girişimciliğin önemli bir temeldir. Bu anlamda, Türk hukuk devletine mevcut durumda da çok büyük bir sorumluluk düşer.

Yaşanan bu gelişmeler, Volkswagen'in Türkiye pazarındaki geleceği ve siyasi olaylara karşı tutumu hakkında tartışmaları beraberinde getirdi.

Boykot Çağrısının Ardındaki Nedenler

Özgür Özel'in boykot çağrısı, bazı medya kuruluşlarının Saraçhane eylemleri ve Maltepe mitingine yeterince yer vermemesi üzerine başlamıştı. Özel, bu durumu protesto etmek amacıyla Volkswagen ve bünyesindeki markalara (Audi, Skoda) yönelik bir boykot kampanyası başlattı. Hatta, Volkswagen'e mektup yazacağını ve gerekirse şirketi ziyaret edeceğini de belirtmişti.

Özel'in açıklamalarından bazıları şu şekildeydi:

  • "Doğuş Oto’dan gidip de araba satın alınmıyor."
  • "Bizim belediyelerde tamamı bu araçlardan neredeyse. Bundan sonra bizi görmeyeni biz de görmeyeceğiz."
  • "CHP üyesi Skoda’ya, Volkswagen’e, Audi’ye binmeyecek."
  • "Mektup da yazacağım, çok güçlü bir sendikası var Volkswagen’in. Gerekirse ziyarete gideceğim, ‘Türkiye’deki distribütörünüz böyle adamlardır’ diyeceğim."

Türkiye Otomotiv Pazarında Neler Oluyor?

Türkiye otomotiv pazarı, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve siyasi gelişmelerden önemli ölçüde etkileniyor. Döviz kurlarındaki artış, vergi yükü ve tüketici güvenindeki dalgalanmalar, otomobil satışlarını olumsuz yönde etkiliyor. Bu durum, otomotiv şirketlerinin Türkiye stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Volkswagen gibi büyük oyuncuların Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip etmesi ve siyasi riskleri yönetmeye çalışması, pazarın geleceği açısından kritik önem taşıyor. Şirketin Doğuş Grubu ile olan ilişkisi ve boykot çağrısına verdiği yanıt, Türkiye pazarındaki konumunu nasıl şekillendireceği konusunda önemli ipuçları veriyor.

Özgür Özel'in boykot çağrısı ve Volkswagen'in bu çağrıya verdiği yanıt, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik dinamiklerin otomotiv sektörünü nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Şirketin Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip etmesi ve tüm halkın menfaatlerinin dikkate alınacağını umduğunu belirtmesi, pazarın geleceği açısından önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Ancak, Doğuş Grubu ile ilgili sorulara net bir yanıt verilmemesi, belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, tüketicilerin ve yatırımcıların dikkatle izlediği bir süreç olarak öne çıkıyor.

İlgili Haberler